Makale

 

Racim Olan Şeytandan Allah'a Sığınmak

Yaratan, esirgeyen, bağışlayan Allah’ın adıyla her işe başlamak… Racim olan şeytandan, Âlemlerin Rabb’ine sığınarak her işi yine Yüce Allah’ın adıyla fethetmek… İşte, kalbi zikir ve ibadet bereketiyle huzura kavuşmuş bahtiyar kulların sırrı... İşte, şeytanın hile ve desisesinden emin olanların, eşyanın hakikatini anlayıp Hakk'ı tanıyan kamillerin anahtarı. Eûzü Besmele ile başlamak... Otururken, yürürken, yemek yerken, işe giderken, eve gelirken, namaz kılarken, Kur’an okurken, sohbet ederken, çalışırken, temizlenirken, yatarken, kalkarken hayatımızın her noktasında...  Sabah, akşam, gündüz, gece bütün zamanlarda...  Ve bütün mekanlarda... Allah'ın tecelli ve füyüzatına mani olan her şeyden Allah'a sığınmak ve her işe Allah’ın adı ile başlamak... Süleyman Çelebi, Mevlid-i Şerifte bu hususu ne güzel dile getirir:

“Allah âdın zikredelim evvelâ
Vâcib oldur cümle işde her kulâ

Allah âdın her kim ol evvel anâ
Her işi âsân ider Allah anâ

Allah âdı olsa her işin önü
Hergiz ebter olmaya ânın sonu

Her nefesde Allah âdın de müdâm
Allah âdıyle olur her iş temâm

Bir kez Allah dese aşk ile lisân
Dökülür cümle günah misl-i hazân

İsm-i pâkin pâk olur zikr eyleyen
Her murâda erişür Allah diyen

Aşk ile gel imdi Allah diyelim
Dert ile göz yaş ile âh îdelim

Ola kim rahmet kıla ol pâdişah
Ol kerîm-ü ol rahîm-ü ol ilâh”

Şeytan, fitne ve fesadını icra ederek müminin kalbini istila etmeye çalışır, bu, onun tabii ve aslî vazifesidir. Kula düşen vazife ise, her işe ve söze Eûzü Besmele ile başlayıp hayır ümit ederek Hakk'ın kudret ve azametine sığınmaktır. Nitekim, Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır:
"Bir kimse günde bir kere Eûzü okumakla Allahü Teala'ya sığınsa, Allah, o kimseyi o gün korur”. “Eûzü okuyarak günah kapılarını kapayınız. Besmele okuyarak taat kapılarını açınız" (Gunyet'üt Tâlibîn, s.148).
***
Resulullah sav) bir kimsenin şeytana küfür ve beddua ettiğini işitince, "Böyle deme; zira şeytan kibirlenir ve 'seni yenmek için elimden geleni yaparım' der. Ancak, Eûzü Besmele oku. Bu durumda şeytan küçülür, zerre gibi hor ve hâkir olur" buyurarak uyarıda bulunmuştur.
Ayet-i kerimelerde ise benzer manalara şöyle işaret edilmektedir: "Şüphesiz şeytan sizin için büyük bir düşmandır. Siz de onu düşman tanıyın. Lakin şeytan, cehennemlik olmanız için sizi kendi hizbine, tarafına davet eder" (Fatır: 35/6). "Takvaya erenler yok mu? Onlara şeytandan bir arıza iliştiği zaman iyice düşünürler. Bir de bakarsın ki onlar, görüp bilmişlerdir bile" (Araf: 7/201).
***
Mümin, hayata ferasetle bakan ve olumsuzlukları Allah’ın nûru ile görmesini bilen insandır. Şeytanın hükmedemeyeceği, giremeyeceği kalp, ârif-i billah olan marifet ehli, Hak dostu müminin kalbidir. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur: "Benim gerçek kullarım var ya, senin onlar üzerinde hiç bir hakimiyetin yoktur" (İsra: 17/65).
Hadis-i Şeriflerde, şeytan aleyhi’l-lânenin hiçbir zaman boş durmayacağı belirtilerek iman ehline “ayık ol..!” uyarıları yapılmaktadır:
“Öfke şeytandandır. Şeytan ise ateşten yaratıldı. Ateş suyla söner. Öfkelenen abdest alsın” (Nesai).
“Aksırmak Rahmandan, esnemek şeytandandır” (Tirmizi).
“Acele şeytandan, teenni Rahmandandır” (Tirmizi) (Teenni: temkinli, ihtiyatlı olmaktır).
“Feryat etmeden ağlayın; çünkü göz ve kalbden gelen şey Allah’tandır, elden ve dilden gelen şey, şeytandandır” (Buhari).
“Gece merkep anırırsa ve köpek havlarsa, şeytandan Allah’a sığının; çünkü hayvanlar sizin görmediklerinizi görürler” (İ.Sünni).
“Vesvese şeytandandır. Necaset temizlerken, vesveseden sakının” (Tirmizi).
“Cumada uyuklamak şeytandandır. Uyuklayınca yerinizi değiştirin” (İ. Ebi Şeybe).
***
Büyük Hak dostu Abdülkadir Geylani (ks), Cenab-ı Hakk'a şöyle dua eder: "Aldatıcı şeytandan, kötü düşüncelerden, nefsin arzularından, cin ve insanlar tarafından gelecek bütün fitnelerden, kalpte doğacak riya, nifak, ucup, kibir, şirk ve çirkin huylardan, ruhun helâkine sebep olacak bütün şehvet ve lezzetlerden, cehenneme götürecek bidat, sapıklık ve dâlaletten, gayb âlemini perdeleyecek söz, iş ve düşüncelerden, nefsin heva ve heveslerini benimsemekten Arş'ın ve Kürsî'nin sahibi olan Allahü Teala'ya sığınırım. Huzur-u ilahîden kovulmuş alçak şeytandan, Melîk, Hâmid ve Mecid olan Allahü Teala'ya sığınırım. Taatinden gafil olmak cezasından, Vedûd olan Rabb'ime sığınırım. Çünkü O, bana şah damarımdan daha yakındır. Günahkârlara kızdığı, gadaplandığı zamanki satvetinden Allahü Teala'ya sığınırım. Kıyamet günü tuğyan ve taşkınlık yapmış olanlara sertliğinden ve heybetinden Zâtına sığınırım. Karada ve denizde günah işlemekten, asıl olana unutkanlıktan, iyi olmayan şeylere kaymaktan, iyiliği terk etmekten, yalancı imandan, kötü akıbetten ve iflastan Allahü Teala'ya sığınırım" (Gunye, s.153).
***
Sevgili Peygamberimiz (sav) şeytanın tehlikesini şöyle anlatır: "Şeytan hortumunu insanoğlunun kalbi üzerine koyar. Kul, Allah'ı hatırlarsa (zikrederse), şeytan ondan uzaklaşır, Allah'ı unutursa, kalbini lokma eder" (İbn Ebi'd Dünya, İbn Adiy). "Şeytan, kanın bedendeki cereyanı gibi insan vücuduna hulül eder" (Buhari: K. İtikaf, B: 8). Yine Resulullah (sav) buyurur: "Kalbe iki yönden baskı gelir. Birisi melektendir, hayrı vadeder, Hakk'ı tasdik eder. Kalbinde bunu bulan, bilsin ki, bu Allahü Teala'dandır ve O'na hamdetsin. Diğeri de şeytandan gelir ve şerri teşvik eder, Hakk'ı tekzip eder ve hayırdan men eder. Kalbinde bunu bulan, şeytanın şerrinden Allah'a sığınsın" (Tirmizi: K. Tefsir, B: 35). Bundan sonra da Hz. Peygamber (sav), "Şeytan fakirlik ile korkutur ve fuhşiyat ile emreder" (Bakara: 2/268) mealindeki ayet-i celileyi okumuştur.
***
Ebu Hureyre'den (ra) bildirildi ki, pîr-i fâni olduğu zaman (yaşlandığında), "Ya Rabbi, zina etmekten ve adam öldürmekten Sana sığınırım" derdi. "Sen bundan korkuyor musun?" diye kendisine sorulduğunda,
"Nasıl korkmayayım ki, İblis sağdır" cevabını verdi.
***
Araf Suresi 17. Ayet-i Kerimesinde bildirildiği üzere; "Şeytan, Allahü Teala'ya: 'Sen, beni rahmetinden kovdun, uzaklaştırdın. Ben, insanlar için Senin doğru yolun olan İslam dini yoluna oturup önlerinden gelip, öldükten sonra dirilmek ve haşrolmak gibi ahirete ait işlerde onları şüpheye düşürürüm. Arkalarından gelip onları dünyaya düşkün ederim. Sağ taraflarından gelip ibadetlerine ucup ve riya karıştırırım. Sol taraflarından gelip kalplerine günah lezzetlerini veririm' dediği zaman" Allahü Teala: "İzzet ve Celalime yemin ederim ki, Ben onlara Eûzü ile emrederim. Onlar Bana Eûzü ile sığındıklarında Ben onları sağ taraflarından hidayetle, sol taraflarından inayetle, arkalarından ismetle, önlerinden nusretle korurum. Senin vesvesenin onlara zararı ve tesiri olmaz ey melun" dedi. (Gunye, s.146).
Buradan anlaşılmaktadır ki, rahmet ve kurtuluş nefis ve şeytanla mücadele etmek ile mümkündür. Bu mücadele savaşların en büyüğüdür. Nitekim Resulullah (sav) bir muharebe dönüşünde "Küçük cihaddan büyük cihada döndük" buyurarak bu büyük kavgayı anlatmıştır.
***
Bazı ulema şöyle anlatır: "İblis, mahrum ve meyus olmasının tesiriyle üç kez öyle bir feryadu figan etmiştir ki, benzerine rastlanmamıştır. Birisi, lanet edilip, kovulup, göklerin melekûtundan çıkarıldığı zaman; diğeri, Hz. Muhammed Mustafa (sav) dünyaya teşrif eylediği zaman; üçüncüsü de, Besmele-i Şerif'in bulunduğu Fatiha Süresinin nazil olunduğu zamandır".
***
Tâvus, İbn-i Abbas'tan (ra) bildiriyor; Hz. Osman (ra), Hz. Peygamber'den (sav) Besmele'yi okuduğunda, 'Besmele'nin Allahü Teala'nın isimlerinden bir isim olduğunu, bu isim ile İsm-i Azam arasında, gözün siyahı ile beyazı arasındaki kadar yakınlık bulunduğunu' buyurmuş, Enes bin Malik (ra), Resulullah'ın (sav): "Bir kimse, üzerinde Besmele yazılmış bulunan bir kağıdı, yerde basılmasın diye Allahü Teala'ya hürmet ederek yerden kaldırırsa, o kimse Allah katında 'sıddıklardan' yazılır" dediğini bildirmiştir.
***
Eûzü Besmele okuyarak Cenab-ı Hakk'a sığınmanın faziletine dair Sultan'ül Evliya Abdülkadir Geylani (ks) Hazretlerinin sözlerini aktararak yazımıza son verelim; Hz. Pîr şöyle der: "Besmele; zikredenlerin gıdasıdır. Kuvvetliler için izzet ve yükseklik, zayıflar için sığınak ve barınak, sevenler için nûr, müştaklar için sürûrdur.  Besmele; ruhların rahatı, bedenlerin kurtuluşudur. Besmele, kalplerin nûru, işlerin nizamıdır. Besmele, sağlamların tâcıdır, kavuşanların ışığıdır. Besmele, âşıkların zikridir. Besmele, kullarını şerefli kılan Hûda'nın ismidir. Besmele, sonu olmayan Bâkî'nin ismidir. Besmele, her sürenin başlangıcı ve anahtarıdır. Besmele, yalnızlıkları kendisiyle şereflendirenin ismidir. Besmele, rahmeti tamam olanın ismidir. Besmele, zanları güzel kılanın ismidir. Besmele, bir şeye "ol" deyip ondan meydana getirenin ismidir. Erişilemeyen ve kimseye ihtiyacı olmayan, vehim ve kıyastan yüksek ve beri olanın ismidir.
Sen harf harf Besmeleyi söyle, birer birer sevap kazan, günahlarını azalt.
Bir kimse diliyle Besmele söylerse dünyayı, kalbiyle zikrederse ahireti, sırrıyla söylerse Mevlâ'yı müşahede eder.
Bismillah öyle bir kelimedir ki, onunla, söyleyenin ağzı temizlenir.
Bismillah öyle bir kelimedir ki, onunla keder devam etmeyip gider.
Besmele öyle bir kelimedir ki, onunla nimet tamam olur. Bismillah öyle bir kelimedir ki, onunla eziyet ve azap kalkar.
Bismillah öyle bir kelimedir ki, ümmet diğerlerinden ayrılmıştır.
Besmele öyle bir kelimedir ki, cemal ile celal arasını birleştirmiştir.
Bismillah sözü celal içinde celaldir. Bismillah sözü cemal içinde cemaldir. Bir kimse Allahü Teala'nın celalini müşahede etse aklını şaşırır. Bir kimse Allahü Teala'nın cemalini müşahede etse, hali hoş, kalbi parlak ve nûrlu olur. Besmele bir kelimedir ki, kudret ile rahmet arasını birleştirmiştir. Kudret, itaat edenlerin taatini toplamış, rahmet de, günahkârların günahlarını mahv ve yok etmiştir"
(Gunye, s.170).

 
 
 
 
 

  Çanakkale Şehitlerine

  Kınalı Ali Destanı
 
 
   
 
 
www.oguzkoroglu.com - © Copyright 2007 - Her Hakkı Saklıdır...